Son mektubunu alalı bir ayı geçti. Affet, yazamadım. Daha doğrusu ne yazacağımı bilemedim. Cevap istediğin hususta ben de kendimi siğaya çektim. Anlatmaktan korkuyorum ama anlatacağım.
Mektubun gelmeseydi ben olduğum hal ile hayatıma devam edecek, her zaman ki gibi beş vakit namaz kılacak, “Allah’tan başka kimseden korkmuyorum” diyecektim. Evet, muhakkak korkulması gereken yalnız Allah’tır. Ancak, korkarım ki dilimizdeki bu iddiaya hayatımızda hakkıyla yer vermiyoruz. Evet üstadım, Allah’tan yeterince korkmuyor işin kötüsü O’ndan başka şeylerden de korkuyoruz. Çünkü ve maalesef isteklerimizi başka yerlerden istiyoruz. Kazanmak isterken ve kaybetmekten kaçarken kazandıracak ve kaybettirecek kudretteki mal sahibini unutmasak, herhalde hayatımızda korkudan eser kalmaz. Ben bu sebeple Fatiha-i Şerif’i tekrar ezberlemeye karar verdim. Bu sefer kalbime, ruhuma, aklıma ve hayatıma yedirerek. Vesile oldun, Allah (c.c) razı olsun.
Bu dünyaya ait bütün korkular bir hayale dairmiş, onu kavradım. Hatırla –sana da olmuştur- küçükken karanlıktan korkmamızı. –Gerçi bu yaşa geldim hâlâ korkarım çocuk misali.- Bilirdim halbuki çocukken bile, korkulacak bir şey olmadığını. Ama kalbimizdeki vesvese koyar mı? -Günahtan uzak pak dimağlarımız geleceğin günahlarına böyle böyle hazırlandı belki de.- Türlü vehimlerle ne acaip canavarlar canlanırdı kafamda. Ah canavarlar! Onların hayalinden korkardım da hakikatimle onları korkutamazdım. Bir “eşref-i mahluk” kendi hayalinden korkuyor. Ne acziyet. Hadi çocukluğun korkusu neyse de mîrim, bu yaştaki çocukluk asıl sefalet. Gözle istersen çağının insanını. Kimi ölmekten korkuyor yok olacak diye, çirkinleşecek diye yaşlanmadan tir tir titriyor kimi. Bazen hakikati örtüyor koltuk kaygısı, meçhul istikbale malum gününü satıyor bazısı. Bir söz vardı, hatırla: “Kalmadı kimsede Allah korkusu.”
Unutmadan, bir de ekonomik tarafı var korkularımızın. Şeytan vesveseyle tacirler reklamlarla besliyor bu yanımızı. Ölmekten korkanlara turlar düzenleniyor mesela, yaşanmamış hiçbir şey kalmasın diye; yaşlanmamak için türlü merhemler var, inanırsan alıp sürüyorsun yaşlanana kadar; felaketlere sigorta, istikbal derdi çekenlere de emeklilik satıyorlar. Hastalık olmalı ki ilaç satılsın pazarda, bu sebepten hastalıktan hızlı yayılıyor korkusu.
Aziz kardeşim,
Neslimiz her korkuya farklı ilaçlar peşinde koşadursun ben sana tek ilaç sunayım: Allah korkusu. Burun kıvırma; çivi çiviyi söker. Bu çiviyle çakılırsan sağlam basarsın yere.
Canım kardeşim,
Bütün korkulardan Allah’a sığınarak seni Allah’a (c.c) emanet ediyorum. Korkma artık emin ellerdesin.
Rabbim senden razı olsun, bir soru sordun silkeledin beni.
Yorum Yapın
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.